İlk 60 Saniye: Kullanıcıyı Uygulamada Tutan Şey
Uygulamayı indiren kişi sizi denemeye karar vermiş demektir. O kararı ilk bir dakikada kaybetmemek, sonradan yapacağınız her şeyden önemli.
Bir kullanıcı uygulamanızı indirdiğinde en zor adımı çoktan atmış oluyor: sizi denemeye karar vermiş. Buna rağmen indirilen uygulamaların önemli bir kısmı ilk gün siliniyor. Sebep genellikle uygulamanın kötü olması değil — kullanıcının işe yarar bir şey görmeden önce yorulması.
Aşağıdakiler, kendi uygulamalarımda ve müşteri projelerinde tekrar tekrar karşılaştığım, çoğu yarım saatte düzeltilebilen ama düzeltilmediğinde kullanıcı kaybettiren şeyler.
1. İzinleri açılışta hep birden istemeyin
Bu, gördüğüm en yaygın hata. Uygulama açılıyor ve kullanıcı daha ne olduğunu anlamadan bildirim, konum ve kamera izni soran üç arka arkaya kutu görüyor.
Doğrusu: her izni, o izne gerçekten ihtiyaç duyulduğu anda isteyin. Kullanıcı fotoğraf eklemeye çalıştığında kamera izni sorun. O anda "neden istiyor" sorusunun cevabı zaten ortada oluyor ve kabul oranı belirgin şekilde yükseliyor.
Sistem izin kutusu bir kez reddedilirse tekrar gösterilemiyor. Bu yüzden öncesinde kendi ekranınızda neden istediğinizi anlatın; kullanıcı "şimdi değil" derse sistem kutusunu hiç açmayın, hakkınızı saklayın.
2. Kayıt olmadan denemeye izin verin
Uygulamayı açan kişiyi ilk ekranda kayıt olmaya zorlamak, henüz hiçbir değer görmemiş birinden e-posta adresi istemek demek. Mümkünse misafir modu koyun: kullanıcı önce denesin, kayıt ancak veriyi kalıcı kılmak gerektiğinde istensin.
3. Boş ekran, boş bırakılmamalı
Uygulamayı ilk açan kullanıcının gördüğü şey genellikle boş bir liste. "Henüz kayıt yok" yazan gri bir ekran, kullanıcıya ne yapacağını söylemiyor.
İyi bir boş ekran üç şey yapar: burada ne olacağını anlatır, ilk adımı gösterir, o adımı atmayı kolaylaştırır. Tek bir buton çoğu zaman yeterli.
4. İlk değere giden yolu kısaltın
Kullanıcının uygulamadan ilk faydayı görmesine kadar geçen süreyi ölçün ve kısaltmaya çalışın. Beş adımlık bir kurulum akışı varsa, kaçının gerçekten gerekli olduğunu sorun. Çoğu zaman üçü sonraya bırakılabiliyor.
5. Yükleniyor ekranı yerine iskelet
Dönen bir çember, kullanıcıya "bekle" der. İçeriğin yerleşeceği yerleri gösteren gri bloklar (iskelet ekran) ise "geliyor" der. Aynı süre, farklı algı. Uygulamanın hızlı hissettirmesi, gerçekten hızlı olması kadar önemli.
6. Hata mesajında kullanıcıyı suçlamayın
"Geçersiz giriş" kullanıcıya ne yapacağını söylemiyor. "Şifre en az 8 karakter olmalı" söylüyor. Hata mesajı üç şeyi içermeli: ne oldu, neden oldu, şimdi ne yapmalı.
| Kötü | İyi |
|---|---|
| Bir hata oluştu | Bağlantı kurulamadı. İnternetinizi kontrol edip tekrar deneyin. |
| Geçersiz giriş | Şifre en az 8 karakter olmalı. |
| İşlem başarısız | Kaydedilemedi. Değişiklikleriniz duruyor, tekrar deneyebilirsiniz. |
7. Mikro metin, arayüzün yarısıdır
Buton etiketleri, alan açıklamaları, onay kutuları — bunların hepsi kullanıcıyla kurduğunuz diyalog. "Tamam" yerine "Kaydet", "İptal" yerine "Vazgeç" gibi küçük seçimler, kullanıcının ne olacağını tahmin edebilmesini sağlıyor.
Özellikle geri dönüşü olmayan işlemlerde buton metni ne yapacağını yazmalı: "Sil" yerine "Hesabı kalıcı olarak sil" gibi.
8. Erişilebilirlik sonradan eklenmiyor
Kullanıcıların bir kısmı sistem yazı boyutunu büyütmüş durumda. Arayüzünüz sabit piksel yüksekliğine dayanıyorsa o kullanıcıda kırılıyor. Dinamik yazı boyutunu destekleyin, kontrast oranlarını kontrol edin, dokunma alanlarını yeterince büyük tutun.
Bu, az sayıda kullanıcı için yapılan bir iyilik değil — arayüzü herkes için daha okunaklı hâle getiriyor.
Özet
Kullanıcı deneyimi tasarımı, ayrı bir uzmanlık alanı olmakla birlikte, geliştiricinin hiç dokunmadan geçebileceği bir alan değil. Yukarıdakilerin hemen hepsi kod tarafında alınan kararlar.
Kullanıcı uygulamanızın kodunu hiç görmüyor. Gördüğü şey, bir işi kaç dokunuşta yapabildiği ve bir şey ters gittiğinde ne hissettiği.
- UX
- Onboarding
- Elde tutma
- Mikro metin
- Erişilebilirlik
Demir Taşdemir
Mobil Uygulama & Web Geliştirici
2018'den beri yazılım geliştiriyorum. App Store ve Google Play'de 11 uygulama yayınladım; şu an 6 mobil uygulama, 1 e-ticaret platformu ve 1 masaüstü oyun üzerinde çalışıyorum.
Ürün gözüyle bakan bir geliştirici
Ekranı sadece kodlamak değil, o ekranda kullanıcının ne hissettiğini düşünmek işin yarısı.